09 Eylül 2010 Perşembe

Batı demokrasilerinde internet sansürü uygulamaları yaygınlaşıyor

Mehmet Altuğ Tabak | 23 Şubat 2010 | Bilgisayar Dünyası

Internet mecrası şüphesiz ki insanların bilgiye erişim olanaklarını hem kolaylaştırdı, hem de hızlandırdı. Geleneksel anlamdaki iletişimi ve yayıncılığı kökünden değiştiren, insanların haber alma ve gördüklerini, bildiklerini başkalarına duyurma ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik yeni yeni çözümler getiren Internet ortamı, bu gibi yönleriyle kural koyan ve düzenleyen devlet otoritesinin şimşeklerini de sık sık üzerine çekiyor. Bugün dünya üzerindeki birçok ülke, gerek ulusal güvenlik gerekse de telif hakları yasalarını gerekçe göstererek, internet üzerinde gerçekleşen veri iletişimini bir şekilde gözlemek, gerektiğinde de bu veri trafiğini engellemek için çeşitli yasal düzenlemeler yapıyorlar. Batı demokrasilerinde bu düzenlemeler ve uygulamalar nispeten daha gevşek olsa da, Çin ve İran gibi totaliter ve baskıcı rejimlerle yönetilen ülkelerde, ülke çapındaki tüm internet trafiği sıkı bir şekilde filtreleniyor ve devlet otoritesi için tehlikeli görülen bilgilere ve web sitelerine kullanıcıların erişimi engelleniyor.

Ülkemiz gündeminde de zaman zaman üst sıralara oturan internet sansürü uygulamaları, özgürlük ile güvenlik kavramlarını karşı karşıya getiriyor. Çoğu konuda olduğu gibi Internet ve bilişim teknolojileri gibi alanlarda da toplumun gelişimini bir hayli geriden takip eden yasaların yürürlükte olduğu ülkemizde, bu yasaların içerdiği son derece muğlak ifadelere sığınan mahkemeler, birçok web sitesine erişimi diledikleri gibi kısıtlayabiliyor. Kimi çevrelerce kişinin iletişim özgürlüğüne vurulan ciddi bir darbe olarak nitelenen bu ve benzer uygulamalar etrafında şekillenen tartışmalarda işaret edilen nihai çözüm ise, internet ortamını düzenleyen kanunların oluşturulması için Avrupa Birliği normlarının baz alınması. AB ile tam üyelik müzakereleri yürüten ve birçok alanda yasal mevzuatını AB ile uyumlu hale getirmeye çalışan ülkemiz için, ifade ve iletişim özgürlüğü gibi alanlarda da AB standartlarına uygun yasal düzenlemelerin yapılması bekleniyor. Ancak bazı AB ülkelerinden gelen haberler, birliğe üye ülkelerin internetteki veri trafiğini filtreleme ve sansürleme konusunda, totaliter rejimlere benzer uygulamaları devreye sokmaya hazırlandıklarını gösteriyor.

DailyTech'te yayınlanan bir habere göre, AB'nin en büyük üye ülkelerden biri olan ve AB mevzuatının oluşturulmasında diğer üye ülkelerden daha etkili bir konumda bulunan Fransa'da, internet trafiğini filtrelemek amacıyla geniş kapsamlı bir yasa tasarısı mecliste kabul edildi. Tasarının yasalaşması için Senato'nun da onayı gerekiyor ancak yasa tasarısına destek verenlerin Senato'da da çoğunluğa sahip olması sebebiyle, söz konusu yasanın yürürlüğe girmesinin neredeyse kesin olduğu belirtiliyor. Hazırlanan yasa tasarısının gerekçesi olarak çocuk pornosu ile mücadele gösteriliyor. Yasa uyarınca servis sağlayıcılar, üzerlerinde gerçekleşen veri trafiğinin filtrelenmesi konusunda devlet otoritesi ile işbirliği yapmakla ve çocuk pornosu türü içerik sunan sitelere erişimi engellemekle mükellef olacak.

Yasaya muhalif olan kesim, getirilecek yeni düzenlemelerin internet üzerindeki zararlı içeriğin engellenmesi için işe yaramayacağını, söz konusu içeriğe erişmek isteyenlerin hali hazırda dosya paylaşım uygulamaları üzerinden şifrelenmiş veri paketleri kullandıklarını belirtiyor. Muhaliflerin taşıdığı en büyük endişeyse, yasanın uygulama alanının çocuk pornosuyla sınırlı kalmayarak, gelecekte devletin olası internet sansürü uygulamalarına dayanak noktası teşkil edebilecek olması.

Fransa'dakine benzer bir yasayı geçtiğimiz günlerde hayata geçiren Avustralya'da da, yasanın uygulamasıyla ilgili soru işaretleri ve endişeler gittikçe artıyor. Yasayla ilgili çekincelerini resmi blog sayfalarında dile getiren Google yetkilileri, devlet eliyle yürütülen zorunlu internet filtreleme ve sansür uygulamalarının, toplumun fikri gelişimine ve kişinin iletişim özgürlüğüne darbe vurabileceğini belirtiyorlar. Google'a göre Avustralya'daki filtreleme ve sansür uygulamalarını düzenleyen yasanın ucu bir hayli açık ve uygulama alanı olması gerekenden daha kapsamlı. Google bu konuda, Almanya ve İtalya'da yürürlükte olan ve kapsamıyla sınırları açıkça belirlenmiş yasalara benzer düzenlemeleri öneriyor.

Ülkemiz de dahil olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde yaşanan internet sansürü merkezli tartışmaların daha uzun yıllar tüm şiddetiyle devam edeceği kesin gibi. Kesin olmayan şeyse, bu tartışmalar sonucunda ortaya çıkacak yasal düzenlemelerin muhteviyatı. Bir yanda çocukların zararlı içerikten korunması ve çocuk istismarının önlenmesi gibi son derece hassas konular dururken, diğer yanda da ifade özgürlüğü, haber alma ve bilgiye serbestçe ulaşım hakkı ile yasal dayanağı olan sansür uygulamalarının gitgide George Orwell'in 1984 adlı romanında betimlediği "Büyük Birader"e dönüşme tehlikesi bulunuyor. Görünen o ki yakın zamanda toplumlar, güvenlik ile özgürlük arasındaki ince çizgide yürürken önceliklerini tekrar gözden geçirmek zorunda kalacaklar.

Etiketler: Genel, Internet, Yasal düzenlemeler

Güncel Haberler

DarkHardware Test Sistemlerinde

kullanılmaktadır.